Dünyanon en popüler, en çok izlenen, hakkında hiç bir bilginiz olmadığı halde en çok ve kolay konuşulabilen spor dalıdır ‘Futbol’

İnsanları bir araya da getirir, birbirinden de ayırır, bazen devlet adamlarını istafa ettirir, bazen devlet başkanı seçtirir, ekonomidir, sosyolojidir, kendine has bir kültürdür, kısacası ‘Futbol Hayattır’

Kimileri ölmeye gider, kimileri vura vura kazanmayı mübah sayar. Kimisi için yaşam tarzıdır, kimisi için saçmalık. Bazı şehirler vardır, onlar özeldir seçilmişlerdir, Türkiye’de de bu şehirlerimizden çok vardır ama ilk akla gelenleri, Trabzon, Eskişehir ve Bursa’dır. Trabzon’da ve Eskişehir’de şehrinin takımından bir başkasını desteklemek, ‘Vatan Hainliği’ ile eşdeğerdir. Nitekim ne olursa olsun, Futbol sadece 11 kişi ile oynanmaz.

Futbol, herkes konuşur, oyun taktiği yapar, oyuncu değiştirir, kadro kurar, en iyisini bilir, sadece ‘Futbolcular Ruhsuz’ sadece ‘Hakemler i..e’, sadece Federasyon ‘taraflı’, sadece ‘hoca gözlüksüz’ onları izleyen herkes ise birer futbol profosörüdür, ama herkes öyledir, bayanı ve erkeği yoktur, onlar üçüncü bir cins gibidir, ‘Futboligler’ dir, bahis yaparlar, iddaaya girerler, olmadı küfür ederler, oda kesmezse birbirleri ile kavga ederler. Sadece gerçek olan Futbol gerçek değildir.

Futbol bir karakter meselesidir, tuttuğunuz renkler sizi ele verir, bazı renkler şikeyi, bazıları Avrupa’yı, bazıları ise halkı temsil eder. Ama bu renkler ve temsil ettikleri, sizin renginize göre değişkenlik gösterir her zaman. Ne de olsa en doğrusunu ‘ben bilirim’ diyen bir anlayış vardır ‘Futbolda’. Tartışma olmaz hiç bir zaman iki farklı taraf arasında, konuşurlar sadece, dilleri ile başlarlar konuşmaya, eller ve ayaklar, hatta bazen bıçaklarla silahlarla konuşurlar, ama dedim ya sadece konuşurlar. Herkes bir başkasının hakkına saygılıdır aslında; ‘benim ihtiyacım var, bu maç bize yatsınlar ya, ne lazım onlara puan’ diyen zihniyet, rakibine saygı da duyar önceleri, ama 90 dakika sonunda; ‘Gördünmü … oğlunu yav milli takıma seçilecek sanki’ yada ‘ Ulann geçen hafta neredeydin, bize gelincemi oynayacağın tuttu şeref yoksunu’ vs bunlar biraz daha kibar olanları efendim, dedim ya, rakibe de oyuna da saygılıyız aslında, sadece bizim istediğimiz gibi oynansın yeterli.

Bir de tribün kültürümüz vardır, bize has, bize özgü, genelde bunlar sadece Türkiye’de olur, bir milli takım vardır, o ülkenin takımıdır ve içinde ki her birey de o ülke için mücadele eder, ama biz farklıyız ya, bizim takımdan olmayana biz çok değer veririz. Maç öncesi ısınırken, ‘Anasının, karısının, çocuğunun’ hatırını sorarız, yada maç öncesi başarılar dileriz sosyal medyadan ‘Kızınızı yada torununuzu’ anarak başarı dileriz biz. Yada bir ay önce milli kahraman olan kaptanımızı onore etmek adına ‘Yuhhhh’ çekeriz hep bir ağızdan dakikalarca, kısaca ‘Futbol 11 kişi ile oynanmaz, hepimiz birer oyuncuyuz aslında’

Ayhan Çetinkaya

Paylaş
Share on FacebookShare on Google+Pin on PinterestEmail this to someoneTweet about this on TwitterShare on LinkedIn